Saç Ekimi
Saç ekimi yaptırmalı mıyım? Hangi tekniği tercih etmeliyim (FUT, FUE) ? Sonuç doğal olur mu? Santimetrekare’de kaç greft ektirebilirim? Mikromotor nedir? Yüzümde şişme olur mu? Saç ekiminde lazer kullanılır mı?
Saç ekimine ilgi duyan herkes, biraz araştırma yapıp bilgi topladıktan sonra bu ve buna benzer sorular ile kafaları karışmaktadır. Bu soruların cevaplarıyla beraber saç ekimi ile ilgili birikimlerimi doğal ve anlaşılabilir bir biçimde aktarmaya ve aslında çok geniş olan bu konuyu toparlamaya çalışacağım.
Öncelikle bilinmesi gereken gerçek “Saç ekimi ile orijinal saç yoğunluğunuza kavuşamazsınız”. Bunun iki sebebi var:
* Peki insanlar niye saç ekimi yaptırıyor?
Saç ekimi doğru teknikler kullanıldığında, profesyoneller hariç kimsenin farkedemeyeceği doğallıktadır. Orijinal saç yoğunluğunuzun %50’sine ulaşmanız bütün görünüşünüzü değiştirmeye yetecektir.
* Saç ekimi yaptırırsam memnun kalır mıyım?
Bu konuda kendinize şunu sormalısınız: “Saç ekiminden ne bekliyorum?”
Eğer 18 yaşınızdaki yoğunluğu bekliyorsanız, ya da çok geniş bir dökülme alanının tamamen kapanmasını istiyorsanız, kesinlikle saç ekimi yaptırmayın.
Beklentiniz “doğallık”sa ve saç ekimi yaptırdığınızın belli olmamasını istiyor iseniz, yeni geliştirilen teknikler ile bunu başarabilirsiniz. Saç ekiminin ilk yıllarındaki doğal olmayan sonuçlar, doğru teknikler sayesinde artık pek gözlenmiyor.
Sizin beklentilerinizi ve saçınızın bu beklentileri karşılamadaki uygunluğunu değerlendirecek kişi HEKİMİNİZDİR. Yapılacak saç analizi ve testler, verici bölgenizin uygunluğu ve yoğunluğu, saçınızın rengi ile cildinizin rengi arasındaki kontrast, saçınızın kalınlığı veya dalgalı/düz oluşu, kan dolaşımının yeterliliği, verici bölgenizin elastikiyeti, ileriki yıllarda dökülmesi beklenen bölgelerin tahmini değerlendirilmesi; bütün bu faktörler saç ekiminden memnun kalıp kalmayacağınızı belirlemede hekiminize yardımcı olacaktır.
Saç ekimindeki en hassas nokta, 10 yıl sonraki muhtemel saç dökülme profili senaryolarını da hesaba katarak, planlamayı ve verici bölgeyi ona göre değerlendirmektir. Tekrarlayan seanslar ile mevcut yoğunluğu arttırmak ya da sonradan dökülecek saçlarınızı telafi etmek mümkün olabilir.
* Saç ekiminde hangi teknikler kullanılıyor?
Dünyada saç cerrahisi ile ilgilenen bütün merkezlerde 2 ana teknik kullanılmaktadır.
Tanınmış birçok saç cerrahı ve merkez her iki tekniği de kullanmasına rağmen, her iki tekniğin de birbirine üstün olduğu taraflar ve dezavantajları bulunmaktadır.
* FUT
Başlangıcı Dr. Bobby Limmer’in 1988’deki mikroskopik diseksiyon tekniklerine dayanmasına rağmen, FUT (Follicular Unit Transplantation) ismini bir grup saç cerrahının 1998 yılında yayınladıkları bir makaleden almaktadır. Halen saç cerrahisi kongrelerinde saç cerrahisi tekniklerinin “altın standardı” olarak kabul edilmektedir.
Verici bölge dediğimiz arka oksipital (occipital) bölgenin elastikiyeti kullanılarak 10 – 20 cm uzunluğunda, 10 – 15 mm eninde bir doku cerrahi olarak bir şerit şeklinde çıkartılır ve dikiş atılarak kapatılır. Dokunun uzunluğunu ve kalınlığını cilt elastikiyeti, saç yoğunluğu, kişinin ihtiyacı olan folikül sayısı belirler. Dikiş atılan bölgede, cilt yapısına göre değişmekle beraber 3 – 5 mm kalınlığında cerrahi bir iz kalır. Bu iz, saçlar çok kısa kesilmediği sürece farkedilmez.
Çıkarılan doku mikroskopik diseksiyon ile saç foliküllerine ayrılır ve greft adını alarak, lokal anestezi yardımıyla istenilen bölgeye transfer edilir. [1]
* “Trichophytic Closure” ne demektir?
Daha ince bir yara izi kalmasını sağlayan özel bir cerrahi tekniktir. Bu teknik sayesinde yara izi içerisindeki scar dokusundan da saç folikülleri uzayarak dikiş izini kamufle edebilmektedir. [2]

* FUE
İlk olarak 90’lı yılların ortalarında Masumi Inaba ve Rassman’ın çalışmalarında tanımlanmıştır.
FUE tekniğinde verici bölgedeki saç folikülleri çok ince kanüller (punch) yardımıyla tek tek çıkarılmaktadır. Kullanılan punchların çapı saç folikülü kalınlığına göre 0,7 mm, 0,8 mm veya 0,9 mm olarak seçilebilir.
Çıkartılan greftler çok ince olduğu için FUT tekniğine göre daha sık ekim yapılabilir (70 – 80 FUs/cm2). Ancak folikülü destekleyen dermal yapılar daha ince olduğu için başarı oranı (growth rate) FUT tekniğine oranla bazı kişilerde % 10 – 15 daha düşük olmaktadır.
Deneyimlerime dayanarak uygulanması gereken optimum yoğunluğun 50 greft/ cm2 olduğunu düşünüyorum. Bu yoğunluğun üstüne çıkıldığında kan dolaşımının tüm greftler için yeterli olmadığına ve başarı oranının düştüğüne inanıyorum.
FUE tekniği, çok ince punchlarla çalışıldığı için verici bölgede ancak çok yakından bakıldığında farkedilen nokta şeklinde izler bırakır; ancak bu izler çok belirsiz olduğu için FUE yaptıran bir kişi ileride saçlarını çekinmeden kazıtabilir. [3]
* “Dense Packing” ne demektir?
Saç ekimi yapılırken yerleştirilen foliküler ünitelerin santimetrekarede 35’ten fazla olmasıne verilen isimdir (35 FUs/cm2). Birçok saç cerrahı, teknik zorlukları ve düşük başarı oranı riski endişesiyle santimetrekarede 25 grefti (25 FUs/cm2) geçmek istemez.
* Mikromotor nedir?
Diş hekimlerinin de kullandığı, yüksek rotasyon yapan, elektrikle çalışan bir cihazdır.
Son dönemde daha hızlı greft çıkarmada yardımcı olduğu için FUE tekniğinde de kullanılmaktadır.
Saç folikülü cilde girdikten sonra hafif bir açıyla yön değiştirmektedir. Tecrübe ile bu yön değişimini hafif punchlar kullanarak hissetmeniz mümkündür. Mikromotor ağır olduğu için bu açı değişimini hissetmeniz zor olmaktadır. Ayrıca yüksek devirde çalıştığı için komşu foliküllere de bir miktar zarar vererek daha geniş iz ve sivilcelenme oluşturduğunu gözlemledim. Daha hızlı çalışma imkanı vermesine rağmen manuel olarak punch kullanmayı tercih ediyorum.
* FUE ile bir günde kaç greft çıkartılıp ekilebilir?
Teknik olarak mikromotor kullanmadan bir günde 2000 greft çıkartıp ekmek mümkündür. Ancak çıkartılan saç foliküllerinin vücut dışındaki greft solüsyonunda bekleme süresinin 4 saati geçmemesi için 1200 – 1400 greft arasında sınırlama yapıyorum. Ancak bir gün ara vererek 2 seasnta 2500 greftlik bir ekim yapılabilir.
* Greftleri ne tür bir solüsyonda bekletiyorsunuz?
Yapılan çalışmalar ilk 6 saat için özel solüsyonların saline solüsyonuna bir üstünlüğü olmadığını göstermesine rağmen +4oC’de Ringer Laktat solüsyonunun daha iyi sonuç verdiğine inanıyorum.
* Hangi tekniği tercih etmeliyim? FUT? FUE?
Aslında en sık karşılaşılan soruların başında gelmektedir. Dökülme alanının büyüklüğü, verici bölgenin elastikiyeti ve saç yoğunluğu, saç dökülme çizgisinin nereye kadar devam edeceği verilecek kararları etkilemelidir.
Verici bölgenin kapasitesinin zorlanması ve daha fazla greftin çıkartılabilmesi amacıyla her iki teknik de sırayla kullanılabilir. Ama özetlemek gerekirse cerrahi bir işlemden korkmuyorsanız ve saçınızı ileride kazıtmayı düşünmüyorsanız FUT hem daha kısa sürer hem de ekonomiktir. Cerrahi işlemden çekiniyorsanız ya da saç dökülmenizin ileride daha da devam edip, verici bölgenizin yetersiz kalacağı sınırlara ulaşma ihtimali varsa o zaman FUE tercih edilebilir. Bu konudaki tavsiyem kararınızı hekiminizle yaptığınız görüşmeden sonra vermenizdir.
* Her iki teknikten sonra da şişme olur mu?
Şişme cilt yapısının hassasiyetine ve cilt altına enjekte edilen sıvıya bağlı olarak oluşur. Her iki teknikte de oluşabilir. Genelde saç ekiminden 48 saat sonra farkedilmeye başlanır ve farkedildikten sonra 3 gün içinde azalarak dağılır. Saç ekimi işlemi sonrası her 10 kişinin 3 ya da 4’ünde şişme gözlenir. Normal kabul edilmesi gereken bir süreçtir. Ağrısızdır.
* Düşük doz lazer tedavisi (Low Level Laser Therapy) nedir?
Saç ekimi sonrası yara iyileşmesini hızlandıran destek tedavisidir. Kan dolaşımını düzenleyerek inflamasyon sürecine yardımcı olur.





